Kalın Bağırsak Kanseri

Kalın barsak sindirim sisteminin bir parçası olup kolon ve rektum olarak ikiye ayrılmaktadır. Kalın bağırsağın herhangi bir bölgesinde ortaya çıkan kanserler kalın bağırsak kanseri olarak adlandırılmaktadır. ABD’de görülme sıklığı 10.000’de 46 olup, yılda yaklaşık 100.000 kolon kanseri ve 40.000 rektum kanseri tanısı konulmaktadır. Yine ABD’de yılda yaklaşık 50.000 kişi kolon ve rektum kanserine bağlı kaybedilmektedir.

Risk faktörleri

Yaş önemli bir risk faktörü olup, 10 kolon ve rektum kanserinin 9’u 50 yaş ve üzeri karşımıza çıkmaktadır. Diet diğer önemli bir risk faktörü olup, kırmızı etin aşırı tüketilmesi (Sığır, koyun, karaciğer), sosis benzeri işlenmiş etler, özellikle bu etlerin yüksek ısıda kızartılması ve ızgarası olumsuz etkilere sahiptir. Buna karşın, sebze, meyve ve kepekli tahılların tüketilmesi ise kolon ve rektum kanseri bakımından olumlu etkilere sahiptir. Obezite son derece önemli bir sağlık sorunu olup kolon ve rektum kanserine yakalanma riskini arttırmaktadır. Bunların dışında; alkol ve sigara tüketimi, tip 2 diyabet hastalığı, ailede kolon ve rektum kanseri hikayesi olması, inflamatuar bağırsak hastalıkları (Crohn ve Ülseratif kolit) ve genetik sendromlar (FAP ve HNPCC) önemli risk faktörleridir. Kolon ve rektum kanserlerinin %65-85’i rastlantısal, -30 ailesel, %5-7 genetik geçişlidir.

Hastaların şikayetleri

Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik (diyare (ishal), konstipasyon (kabızlık), büyük abdest yapma hissi ama yapamama), gaita kalibrasyonunda incelme ve rektal kanama hastaların önemli şikayetleridir. Ayrıca kilo kaybı, halsizlik, iştahsızlık, karında şişkinlik hastaların diğer önemli başvuru şikayetlerindendir.

Tanı Yöntemleri

Tam kan sayımı, büyük abdestte kan araştırılması, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografisi, baryumlu kolon grafisi ve kolonoskopidir. Ayrıca rektum kanserlerinde endorektal ultrasonografi lokal tutulumun derecesini belirlemek için önemlidir.

Tarama yöntemleri

Kolon ve rektum kanseri olan hastaların şikayetlerine bakıldığında bu şikayetler pek çok hastalıkta karşımıza çıkabilecek çok spesifik olmayan şikayetlerdir. Bu yüzden kolon ve rektum kanserinde erken teşhis için en önemlisi, zamanında tarama programlarını uygulamaktır. Kolon ve rektum kanserlerinde tarama programına 50 yaşında başlanır ve yılda bir kez Gaitada gizli kan, 5 yılda bir rektosigmoidoskopi ve 10 yılda bir kolonoskopi uygulanmalıdır. Yukarıdaki şikayetlere sahip hastalar yaşları ne olursa olsun hekime başvurmalıdır.

Tedavi

Kalın bağırsak kanserlerinin tedavisi multidisipliner bir yaklaşımı gerektirmektedir. Hastalığın tanısı patolojik olarak konulduktan sonraki aşama, hastalığın ameliyat öncesi derecesinin özellikle radyolojik yöntemlerle belirlenmesidir. Uygun bir Cerrahi tedavi, yani sağlam doku sınırları ile birlikte bölgesel lenf nodlarının çıkarılması, kolon ve rektum kanserlerinin tedavisindeki en önemli basamaktır. Çıkarılan spesmenin detaylı patolojik analizi sonrası yandaş tedaviler yani kemoterapi ve/veya radyoterapi kullanılmaktadır. Bazı durumlarda (özellikle rektum alt kısmına yerleşim gösteren kanserlerde) bu tedaviler ameliyattan önce uygulanır.